<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
<title>Psikoloji Anabilim Dalı</title>
<link href="https://hdl.handle.net/20.500.12723/2171" rel="alternate"/>
<subtitle>Psychology</subtitle>
<id>https://hdl.handle.net/20.500.12723/2171</id>
<updated>2026-04-17T16:57:44Z</updated>
<dc:date>2026-04-17T16:57:44Z</dc:date>
<entry>
<title>Annelerin uykuya dair bilişlerinin bebek uyku sorunları üzerindeki etkisi : bebek uyutma davranışının aracı rolü ve nne duyarlılığının moderatör etkisi</title>
<link href="https://hdl.handle.net/20.500.12723/4516" rel="alternate"/>
<author>
<name>Yavuz, Zeynep</name>
</author>
<id>https://hdl.handle.net/20.500.12723/4516</id>
<updated>2025-12-22T11:40:47Z</updated>
<published>2024-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Annelerin uykuya dair bilişlerinin bebek uyku sorunları üzerindeki etkisi : bebek uyutma davranışının aracı rolü ve nne duyarlılığının moderatör etkisi
Yavuz, Zeynep
Çalışmanın amacı annelerin, bebek uyku durumları üzerindeki etkisini; annelerin uykuya dair bilişleri, uyutma davranışları ve anne duyarlılığı faktörleri bağlamında incelemektir. Çalışmanın bir diğer amacı çalışmada kullanılacak olan Annenin Bebek Uykusu İle İlgili Bilişleri Anketi (ABUİBA) ve Ebeveyn Etkileşimli Yatma Zamanı Davranış Ölçeği (EEYZDÖ) ölçeklerinin Türk popülasyonu için uyarlama çalışmalarını yapmaktır. Bu doğrultuda araştırma iki çalışma halinde yürütülmüştür. İlk çalışmada (Çalışma 1) Annenin Bebek Uykusu İle İlgili Bilişleri Anketi (ABUİBA) ve Ebeveyn Etkileşimli Yatma Zamanı Davranış Ölçeği (EEYZDÖ) ölçeklerinin Türk popülasyonu için geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılmıştır. Çalışmanın örneklemini sıfır-üç yaş arası en az bir çocuğu olan 321 anne oluşturmuştur. Annelere, annenin temel bilgilerini içeren Demografik Bilgi Formu, Annenin Bebek Uykusu İle İlgili Bilişleri Anketi (ABUİBA) ve Ebeveyn Etkileşimli Yatma Zamanı Davranış Ölçeği (EEYZDÖ) uygulanmıştır. Ayrıca geçerlilik ve güvenilirlik analizlerinde kullanılmak üzere annelere Ebeveyn Tutum Ölçeği (ETÖ) ve Anne Duyarlılığı Ölçeği (ADÖ) uygulanmıştır. Çalışmanın veri toplama süreci çevrimiçi ortamda gerçekleştirilmiştir. Uyarlama çalışmaları sonucunda hem Annenin Bebek Uykusu İle İlgili Bilişleri Anketi (ABUİBA) hem de Ebeveyn Etkileşimli Yatma Zamanı Davranış Ölçeği'nin (EEYZDÖ) Türk toplumu için geçerli ve güvenilir olduğu bulunmuştur. İkinci çalışmada (Çalışma 2) ise annelerin uykuya dair bilişlerinin, bebek uyku sorunları üzerindeki etkisi; bu etki üzerinde annelerin uyutma davranışının aracı rolü incelenmiştir. Ayrıca annelerin uyutma davranışı ile bebek uyku sorunları arasındaki ilişkide anne duyarlılığının düzenleyici etkisi ele alınmıştır. Araştırmanın örneklemini, sıfır-üç yaş arası en az bir çocuğu olan 208 anne oluşturmuştur. Çalışmanın veri toplama sürecinde annelere, annenin temel bilgilerini içeren Demografik Bilgi Formu, anne duyarlılık düzeyini tespit etmek üzere Anne Duyarlılığı Ölçeği (ADÖ) ve annenin uykuya dair bilişlerinin belirlendiği Annenin Bebek Uykusu İle İlgili Bilişleri Anketi (ABUİBA) ile annenin uyutma davranışının belirlendiği Ebeveyn Etkileşimli Yatma Zamanı Davranış Ölçeği (EEYZDÖ) uygulanmıştır. Ayrıca bebek uyku sorunlarını tespit etmek amacıyla Bebek/Çocuk Uyku Sorunu Kısa Tanılama Formu (BUKF) kullanılmıştır. Çalışmanın veri toplama süreci çevrimiçi ortamda gerçekleştirilmiştir. Yapılan analizler sonucunda annenin bebek uykusu ile ilgili bilişleri toplam puanının, ebeveyn etkileşimli yatma zamanı davranışı toplam puanını istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde yordadığı görülmüştür. Ayrıca annenin bebek uykusu ile ilgili bilişlerinin bebek uyku sorunlarını yordadığı tespit edilmiştir. Ancak bu ilişkide ebeveyn uyutma davranışının aracı rolü olmadığı görülmüştür. Öte yandan ebeveyn uyutma davranışı ile bebek uyku sorunları arasındaki ilişkide anne duyarlılığının düzenleyici etkisine rastlanmamıştır.&#13;
-----&#13;
The aim of the study was to examine the effect of mothers on infant sleep in the context of maternal cognitions about infant sleep, maternal behaviours used to settle infants off to sleep (bedtime behaviors) and maternal sensitivity factors. Another aim of the study is to adapt the Maternal Cognitions About Infant Sleep Questionnaire (MCISQ) and Parental Interactive Bedtime Behaviour Scale (PIBBS) scales to be used in the study for the Turkish population. In this regard, the research was conducted in two studies. In the first study (Study 1), validity and reliability studies of the Maternal Cognitions About Infant Sleep Questionnaire (MCISQ) and Parental Interactive Bedtime Behaviour Scale (PIBBS) scales were conducted for the Turkish population. The sample of the study consisted of 321 mothers who had at least one child between the ages of zero and three. The Demographic Information Form, which includes the mother's basic information, the Maternal Cognitions About Infant Sleep Questionnaire (MCISQ) and Parental Interactive Bedtime Behaviour Scale (PIBBS) were administered to the mothers. In addition, the Parental Attitude Scale (PAS) and the Maternal Sensitivity Scale (MSS) were given to the mothers to be used in validity and reliability analyses. The data collection process of the study was carried out online. As a result of the adaptation studies, both the Maternal Cognitions About Infant Sleep Questionnaire (MCISQ) and Parental Interactive Bedtime Behaviour Scale (PIBBS) scales are valid and reliable for the Turkish population. In the second study (Study 2), the effect of maternal cognitions on infant sleep problems; the mediating role of mothers' bedtime behaviors on this effect was examined. Additionally, the moderating effect of maternal sensitivity on the relationship between mothers' bedtime behaviors and infant sleep problems was discussed. The sample of the research consists of 208 mothers who have at least one child between the ages of zero and three. During the data collection process of the study, mothers were given the Demographic Information Form which includes the mother's basic information; the Maternal Sensitivity Scale (MSS) to determine the mother's sensitivity level; the Maternal Cognitions About Infant Sleep Questionnaire (MCISQ) which determines the mother's cognitions about infant sleep and the Parental Interactive Bedtime Behaviour Scale (PIBBS) which determines the mother's behaviours used to settle infants off to sleep. Additionally, the Brief Infant Sleep Questionaire (BISQ) was used to detect infant sleep problems. The data collection process of the study was carried out online. As a result of the analyses, it was revealed that the total score of the maternal cognitions about infant sleep predicted the total score of parental interactive bedtime behavior in a statistically significant way. It has also been found that maternal cognitions about infant sleep predict infant sleep problems. However, it was observed that parental bedtime behavior did not play a mediating role in this relationship. On the other hand, no moderating effect of maternal sensitivity was found in the relationship between parental bedtime behavior and infant sleep problems.
</summary>
<dc:date>2024-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>Sosyal statünün zihin kuramına etkisinde duygu durumun ve grup üyeliğinin rolü</title>
<link href="https://hdl.handle.net/20.500.12723/4515" rel="alternate"/>
<author>
<name>Yaşaroğlu, Elif Şevval</name>
</author>
<id>https://hdl.handle.net/20.500.12723/4515</id>
<updated>2025-12-22T11:36:32Z</updated>
<published>2023-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Sosyal statünün zihin kuramına etkisinde duygu durumun ve grup üyeliğinin rolü
Yaşaroğlu, Elif Şevval
Yetişkinlerin zihin kuramı becerilerini sergilemeleri için bilişsel kapasiteleri olgunlaşmış olsa dahi başkalarının davranışlarının altındaki zihinsel süreçleri bulundukları sosyal duruma bağlı olarak daha doğru yorumlayabilirler. Bu sosyal durumlar arasında kişilerin sosyal statüleri zihin kuramı becerilerini etkileyebilecek önemli bir değişken olarak görünmektedir. Mevcut çalışmanın amacı, yetişkinlerde sosyal statünün zihin kuramına etkisinde duygu durum ve grup üyeliğinin moderatör rolünü incelemektir. Bu bağlamda, sosyal statü ile zihin kuramı arasındaki ilişki bahsedilen moderatör değişkenler ile birlikte ele alınmıştır. Buna ek olarak, sosyal statü ile zihin kuramı ilişkisinde kişilerin depresif semptomları, sözcük bilgileri ve anlık kaygı düzeyleri değerlendirilmiştir. Araştırmanın örneklemi, 18-30 yaş aralığında 112 yetişkinden (nerkek = 32) oluşmaktadır. Çalışmada katılımcıların sosyal statüleri ve duygu durumları manipüle edilmiş ve ardından zihin kuramı becerisini ölçen Tuhaf Öyküler Görevi, anlık kaygıyı ölçen Durumluk-Sürekli Kaygı Envanteri Durumluk Kaygı Alt Testi, Demografik Bilgi Formu ve sözcük bilgisini ölçen AÇEP Sözcük Bilgisi Ölçeği uygulanmıştır. İşlem laboratuvar ortamında yüzyüze gerçekleştirilmiştir. Ön analizler sonucunda zihin kuramı becerisinin depresif semptomlar ile negatif ve sözcük bilgisi ile pozitif yönde ilişkili olduğu görülmüştür. Ana analizler kapsamında gerçekleştirilen 2x2x2 karışık desen Varyans Analizi sonucunda sosyal statü ve grup üyeliğinin zihin kuramına anlamlı ana etkisi bulunamamış ancak duygu durumun anlamlı ana etkisinin olduğu görülmüştür. Basit etki analizlerinde düşük statü grubunda pozitif duygu durumdaki katılımcıların zihin okuma puanlarının negatif duygu durumdaki katılımcıların puanlarından anlamlı olarak daha yüksek olduğu bulunmuştur. Bununla beraber, düşük statü hikayelerini okuduklarında pozitif duygu durumdaki katılımcıların zihin okuma puanlarının negatif duygu durumdakilerin puanlarından anlamlı olarak daha yüksek olduğu bulunmuştur. Benzer şekilde, yüksek statü hikayelerini okuduklarında pozitif duygu durumdakilerin zihin okuma puanlarının negatif duygu durumdakilerden anlamlı düzeyde yüksek olduğu görülmüştür. Ayrıca, düşük statüdeki katılımcılar arasında pozitif duygu durumda olanlar negatif duygu durumda olanlara kıyasla dış grup üyelerinin zihinlerini daha doğru anlamışlardır.&#13;
-----&#13;
Even adults have mature cognitive capacities to exhibit theory of mind (ToM) skills, they may interpret the mental processes underlying the behaviors of others more accurately depending on the social situation they are in. Among these social situations, social status seems to be an important variable that can affect ToM skills. This study aims to examine the mediating role of mood and group membership in the effect of social status on ToM in adults. In this context, the relationship between social status and ToM was examined together with the mentioned moderator variables. Also, depressive symptoms, lexical knowledge and momentary anxiety levels of the individuals were evaluated in the relationship between social status and ToM. The sample consisted of 112 adults (nmale = 32) between the ages of 18-30. Firstly, participants' social status and moods were manipulated, then the Strange Stories Task which measures ToM skills, State Anxiety Subtest of the State-Trait Anxiety Inventory which measures momentary anxiety, the Demographic Information Form, and the ACEP Vocabulary Knowledge Scale which measures lexical knowledge, were administered respectively. The procedure was carried out face-to-face. As a result of the preliminary analyses, it was observed that ToM skill was negatively correlated with general mood and positively correlated with vocabulary knowledge. As a result of the 2x2x2 mixed design Analysis of Variance, it was found that social status and group membership did not have a significant main effect on ToM, but feedback had a significant main effect. In simple effect analyses, it was found that the mind reading scores of the participants given positive feedback in the low-status group were significantly higher than the scores of the participants given negative feedback. However, when they read low-status stories, the mind reading scores of the positive feedback group were significantly higher than the scores of the negative feedback group. Similarly, the mind reading scores of the positive feedback group were significantly higher than those of the negative feedback group when they read high-status stories. Moreover, among the low-status participants, those who received positive feedback understood the minds of outgroup members more accurately than those who received negative feedback.
</summary>
<dc:date>2023-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>Grup dinamiklerinde insandışılaştırma : minimal gruplarda grup büyüklüğü ve grup statüsünün etkisi</title>
<link href="https://hdl.handle.net/20.500.12723/4514" rel="alternate"/>
<author>
<name>Yalçın, Esra</name>
</author>
<id>https://hdl.handle.net/20.500.12723/4514</id>
<updated>2025-12-22T11:34:00Z</updated>
<published>2024-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Grup dinamiklerinde insandışılaştırma : minimal gruplarda grup büyüklüğü ve grup statüsünün etkisi
Yalçın, Esra
Gruplar arasındaki çatışma ve üstünlük iddiaları, ayrımcılık süreçlerinin temelini oluşturmaktadır. Bu çalışma, iç grup ve dış gruba yönelik "biz" ve "onlar" kategorizasyonunun gruplar arası ayrımcılık süreçlerini nasıl etkilediğini incelemektedir. Sosyal Kimlik Kuramı ve İnsandışılaştırma kuramları temelinde, grup üyeliği, grup büyüklüğü ve grup statüsünün insani özellik ve duyguların iç ve dış gruplara atfını nasıl etkilediği araştırılmıştır. Üç deneysel çalışma ile bu faktörlerin etkileri laboratuvar ortamında oluşturulmuş minimal gruplar üzerinden incelenmiştir. Birinci çalışmada, katılımcılar nokta tahmini göreviyle minimal gruplara atanmış ve grup büyüklüğü manipüle edilmiştir. İkinci çalışmada estetik tercih yöntemi kullanılarak benzer bir desen tekrarlanmıştır. Üçüncü çalışmada ise nokta tahmini göreviyle hem grup büyüklüğü hem de grup statüsü manipüle edilmiştir. Sonuçlar, bireylerin iç gruplarına karşı olumlu bir sosyal kimlik algısı oluşturma eğiliminde olduklarını ve bu eğilimin Sosyal Kimlik Kuramı'nın varsayımlarıyla doğru orantılı olduğunu göstermiştir. Araştırma, iç gruba daha fazla olumlu insan özelliği ve ikincil duygular atfedildiğini, dış grubun ise daha fazla olumsuz insan özellikleriyle değerlendirildiğini ortaya koymuştur. Grup büyüklüğünün doğrudan bir etkisi tespit edilemezken, yüksek statülü azınlık grupların iç gruplarına daha fazla birincil insani duygu atfettiği bulunmuştur. Bulguların minimal grup koşullarında insandışılaştırma süreçlerinin anlaşılmasına yönelik katkı sunmasıyla birlikte gerçek hayattaki grup dinamiklerinden farklı olarak minimal grup koşullarının duygusal bağlamdan yoksun olması ve bazı değişkenlerin analizlere dahil edilememesi gibi sınırlılıkları bulunmaktadır. Gelecekteki araştırmalar, farklı örneklem grupları ve bağlamsal faktörleri dikkate alarak bu bulguları derinleştirmelidir.&#13;
-----&#13;
Conflict and claims of superiority between groups form the basis of discrimination processes. This study examines how "us" and "them" categorization of ingroup and outgroup affects intergroup discrimination processes. On the basis of Social Identity Theory and Dehumanization theories, we investigate how group membership, group size and group status affect the attribution of human traits and emotions to ingroups and outgroups. Three experiments examined the effects of these factors on minimal groups formed in a laboratory setting. In the first study, participants were assigned to minimal groups using a dot estimation task and group size was manipulated. In the second study, a similar design was repeated using the aesthetic preference task. In the third study, both group size and group status were manipulated using a dot estimation task. The results showed that individuals tend to form a positive perception of social identity towards their ingroup and that this is in line with the assumptions of Social Identity Theory. The study revealed that more positive human traits and secondary emotions were attributed to the ingroup, while the outgroup was evaluated with more negative human traits. While no direct effect of group size was found, high-status minority groups were found to attribute more primary human emotions to their ingroup. While the findings contribute to the understanding of dehumanization processes in minimal group conditions, they have limitations such as the lack of emotional context in minimal group conditions, unlike real- life group dynamics, and the inability to include some variables in the analyses. Future research should deepen these findings by considering different sample groups and contextual factors.
</summary>
<dc:date>2024-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>Bir zihni şekillendirmek: kültürel bağlamda annelerin zihin durumu ifadeleri ve çocukların zihin kuramı becerileri</title>
<link href="https://hdl.handle.net/20.500.12723/4513" rel="alternate"/>
<author>
<name>Taşdelen, Merve</name>
</author>
<id>https://hdl.handle.net/20.500.12723/4513</id>
<updated>2025-12-22T11:23:02Z</updated>
<published>2025-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Bir zihni şekillendirmek: kültürel bağlamda annelerin zihin durumu ifadeleri ve çocukların zihin kuramı becerileri
Taşdelen, Merve
Zihin kuramı, kişinin kendisinin ve diğerlerinin zihinsel durumlarını ve bu durumların davranışlar üzerindeki etkilerini anlamasını sağlayan temel bir beceridir. Bu becerinin gelişimini etkileyen önemli bir çevresel faktörün ebeveynlerin çocuklarıyla etkileşimlerinde kullandıkları zihin durumu ifadeleri olduğu bilinmektedir. Mevcut çalışmanın amacı Türkiye gibi hem Doğu kültürlerinin toplulukçu özelliklerini hem de Batı kültürlerinin bireyci özelliklerini harmanlayan bir yapı içerisinde annelerin kültürel değerleri benimseme derecelerini doğrudan ölçerek bu değerler ile annelerin zihin durumu ifadeleri, demografik değişkenleri ve çocukların zihin kuramı becerileri arasındaki ilişkileri incelemektir. Bu doğrultuda nicel araştırma yöntemlerine dayalı, kesitsel ve korelasyonel bir desen kullanılarak yaşları 36 ila 64 ay arasında değişen 112 çocuk (nerkek = 53) ve annelerinin katılımı ile çalışma gerçekleştirilmiştir. Annelerin zihin durumu ifadeleri hikâye okuma ve serbest oyun etkinlikleri aracılığıyla ölçülmüş, sıklıkları, çeşitleri ve referansları bakımından kodlanmıştır. Kültürel değerleri ölçmek için Bireycilik-Toplulukçuluk Ölçeği ve Özerk-İlişkisel Benlik Ölçeği kullanılmıştır. Çocukların zihin kuramı becerileri ise bilgi erişimi, birinci düzey içerik yanlış inanç ve inanç temelli duygu atfı görevleri ile ölçülmüştür. Değişkenler arasındaki ilişkiler Pearson korelasyon analizi ile incelenmiştir. Zihin durumu ifadelerinin kültürel değerlerle doğrudan ilişkisi sınırlı olsa da bu değerlerin yansıdığı sosyoekonomik düzey ve aile yapısı gibi demografik değişkenlerle anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Yüksek sosyoekonomik düzey ve çekirdek aile yapısı, biliş ifadelerinin sıklığıyla; özgünlük değerinin benimsenmesi ise duygu ifadelerinin sıklığı ile ilişkili bulunmuştur. Ayrıca istek ifadelerinin kullanımı çocukların yaşı ile negatif yönde ilişki göstermiştir. Bununla birlikte, bazı bireyci değerlerin zihin kuramı performansı ile negatif yönde ilişkili bulunması, kültürel değerlerin bağlamdan bağımsız olarak zihin kuramı gelişimine etkisinin her zaman beklenen yönde olmayabileceğini düşündürmektedir. Mevcut çalışma Türkiye bağlamında kültürel değerler, demografik özellikler, zihin durumu ifadeleri ve çocukların zihin kuramı gelişimi arasındaki ilişkiye ışık tutmaktadır.&#13;
-----&#13;
Theory of mind is a fundamental ability that enables individuals to understand their own and others' mental states and how these states influence behavior. One important environmental factor affecting the development of this ability is known to be the mental state talk parents use in interactions with their children. The aim of the present study is to measure the degree to which mothers in Turkey - a society that blends the collectivist characteristics of Eastern cultures with the individualist characteristics of Western cultures - endorse cultural values, and to examine the relationships between these values, mothers' mental state talk, demographic variables, and children's theory of mind abilities. To this end, a quantitative, cross-sectional, and correlational design was employed with 112 children aged between 36 and 64 months (nmale = 53) and their mothers. Mothers' mental state talk was measured through book-reading and free-play activities, and coded in terms of frequency, type, and referent. Cultural values were measured using the Individualism-Collectivism Scale and the Autonomous-Related Self Scale. Children's theory of mind abilities were assessed using the knowledge access, first-order content false belief, and belief-based emotion attribution tasks. Relationships between variables were analyzed using Pearson correlation analysis. Although direct associations between mental state talk and cultural values were limited, significant relationships emerged between these values and demographic variables such as socioeconomic status and family structure. Higher socioeconomic status and nuclear family structure were associated with more frequent use of cognition terms, while valuing personal uniqueness was linked to the frequency of emotion terms. Furthermore, the use of desire terms was negatively related to children's age. However, the finding that some individualistic values were negatively associated with theory of mind performance suggests that the influence of cultural values on theory of mind development may not always occur in the expected direction, regarless of the context. The present study sheds light on the relationships among cultural values, demographic characteristics, mental state talk, and children's theory of mind development in the Turkish context.
</summary>
<dc:date>2025-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
</feed>
