<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rdf:RDF xmlns="http://purl.org/rss/1.0/" xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
<channel rdf:about="https://hdl.handle.net/20.500.12723/2451">
<title>Sayı 43</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.12723/2451</link>
<description>Issue 43</description>
<items>
<rdf:Seq>
<rdf:li rdf:resource="https://hdl.handle.net/20.500.12723/2147"/>
<rdf:li rdf:resource="https://hdl.handle.net/20.500.12723/1775"/>
<rdf:li rdf:resource="https://hdl.handle.net/20.500.12723/1774"/>
<rdf:li rdf:resource="https://hdl.handle.net/20.500.12723/1772"/>
</rdf:Seq>
</items>
<dc:date>2026-04-08T02:39:30Z</dc:date>
</channel>
<item rdf:about="https://hdl.handle.net/20.500.12723/2147">
<title>50 Günde Devr-i Bahr-ı Sefid: Königsbergli Lubenau’nun Kadırgayla İmtihanı</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.12723/2147</link>
<description>50 Günde Devr-i Bahr-ı Sefid: Königsbergli Lubenau’nun Kadırgayla İmtihanı
Gürkan, Emrah Safa
In this article, we argue that the voyage that Reinhold Lubenau, a visitor to the Ottoman Empire in 1587-1588, claimed to have made with the Ottoman navy across the Mediterranean is fictional. In the first part of the article, we will demonstrate that Lubenau's account of this voyage which covered 6748 nautical miles in 50 days is inconsistent with the era's galley technology, average speed and sailing routines. Then, based on archival sources, we will prove that the Ottoman navy on which Lubenau was supposed to have circumnavigated the Mediterranean did not leave the Eastern Mediterranean and sailed instead a much shorter route. In the second part of the article, we will reflect on the reasons why Lubenau chose to add this immaginary account to his travelogue.; Bu makale, Kutsal Roma Cermen İmparatoru II. Rudolf’un mu’tad haracını Osmanlılar’a teslim etmek üzere 1587 yılında İstanbul’a gelen elçi Bartolomäus Petz’in elçilik maiyetinde eczacı olarak bulunan Reinhold Lubenau’nun 1628 yılında kaleme aldığı ve yakın bir zamanda 1912 yılı edisyonu üzerinden Kitap Yayınevi tarafından Türkis Noyan çevirisiyle Türkçe’ye kazandırılan seyahatnamesinin güvenirliğini tahkik etmeyi hedeflemektedir. Yazarın resmi görevi Viyana ile İstanbul arasında seyahat etmesini gerektirdiyse de, aşağıda ele alacağımız güzergahlar Lubenau’nun bir diğer yolculuğuyla alakalıdır. Burada, en çalkantılı günlerinde Osmanlı başkentindeki gözlemlerini detaylı bir şekilde anlatan Reinhold Lubenau’nun Uluc Hasan komutasındaki Osmanlı donanması ile Akdeniz’de yaptığı yolculuğu anlattığı kısım üzerinde duracağız.
WOS:000344980300010
</description>
<dc:date>2014-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="https://hdl.handle.net/20.500.12723/1775">
<title>Defter-i Köhne: Pirlepe-Kırçova Kesiminin En Eski Timar Defteri (1445-1455)</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.12723/1775</link>
<description>Defter-i Köhne: Pirlepe-Kırçova Kesiminin En Eski Timar Defteri (1445-1455)
Emecen, Feridun M.
Pirlepe yöresi en geç 1395’ten sonra Osmanlı idaresine tam anlamıyla girdikten sonra bu kesimde tımar sisteminin uygulandığına şüphe yoktur. Bununla ilgili ilk kayıtlar ise büyük ihtimalle burada ele alacağımız timar defterinde yer alır. Bu defterin tutuluş gayesi ise pratik amaçlara hizmet etmekle birlikte, Çelebi Mehmed ve özellikle II. Murad devrinde artık yerleşmiş bulunan bürokratik geleneğin erken tarihli yansımalarını da gösterir. Bu durumda timarların tesbitine dayalı ilk tahrirlerin bugüne ulaşan parçalarına baktığımızda, sistemin Yıldırım Bayezid dönemine kadar inen bir arka planı olduğu fikrine iştirak edebiliriz. Yıldırım Bayezid ve Fetret devrini idrak etmiş olan ilk tarihçilerden Ahmedî’nin eserinde bürokratik gelişmelere dayalı bir ipucu yakalanmasa da onunla çağdaş bir başka şair olan Abdülvasi Çelebi, daha açık şekilde önemli değinmelerde bulunur.; İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi Senatosunun 22.06.2020 tarihli ve 2020/14-5 sayılı Açık Bilim Politikası gereğince erişime açılmıştır.
</description>
<dc:date>2014-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="https://hdl.handle.net/20.500.12723/1774">
<title>Haremeyn, Şam, Cidde, Habeş, Yemen, Hindistan ve Mısır ile İlgili Bir Takrir</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.12723/1774</link>
<description>Haremeyn, Şam, Cidde, Habeş, Yemen, Hindistan ve Mısır ile İlgili Bir Takrir
Demir, Uğur
Takririn kimin tarafından kaleme alındığına dair kesin bir bilgi yoktur. Zira takrirde bu hususta herhangi bir isim zikredilmez. Bununla birlikte müellifin kimliği ve hayatıyla ilgili esas kaynağımız da yine takririn kendisidir. İfadelerinden kesin olarak anlaşıldığı üzere takririn müellifi, Mısır’daki Osmanlı idarecilerindendir. Mısır’a dair verdiği ayrıntılı malumat ve burada ifa ettiği vazifeler, müellifin Mısır defterdarı olabileceğini akla getirmektedir. Takririn yazıldığı tarih dikkate alındığında müellif olarak, bu sırada Mısır defterdarlığı yapan Cânım el-Hamzavî’nin ismi ön plana çıkmaktadır.
</description>
<dc:date>2014-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="https://hdl.handle.net/20.500.12723/1772">
<title>Selanik Ekonomisinde Unutulmuş Bir Alan: Tütün Üretimi, Ticareti ve Reji (1883-1912)</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.12723/1772</link>
<description>Selanik Ekonomisinde Unutulmuş Bir Alan: Tütün Üretimi, Ticareti ve Reji (1883-1912)
Dığıroğlu, Filiz
Selanik vilayetinde tütün ziraati Reji’den çok önce başlamıştır. Selanik, imparatorluk genelinde tütün ziraatinin yapıldığı ilk bölgelerden biridir. Vilayette üzüm ve ipek kozasının ardından en fazla ekilen sanayi mahsulü tütündür. Tütün ziraatinin yoğun yapıldığı yerler Sarı şaban, Drama, Kavala ve Praveşte kazalarıdır. Gevgili, Siroz, Nevrekop, Cuma, Kesendire, Zıhna kazalarında tütün yetiştirilirse de bunların toplamı Drama sancağında yetiştirilen tütünün ancak 1/3’ine denk gelir. Özellikle Drama tütünleri kıymet ve nefasetce diğerlerinden üstündür. Üretilen tütünün büyük bir kısmı ihraç edilmektedir.
</description>
<dc:date>2014-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
</rdf:RDF>
