<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rdf:RDF xmlns="http://purl.org/rss/1.0/" xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
<channel rdf:about="https://hdl.handle.net/20.500.12723/3703">
<title>Sayı 57</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.12723/3703</link>
<description>Issue 57</description>
<items>
<rdf:Seq>
<rdf:li rdf:resource="https://hdl.handle.net/20.500.12723/3725"/>
<rdf:li rdf:resource="https://hdl.handle.net/20.500.12723/3724"/>
<rdf:li rdf:resource="https://hdl.handle.net/20.500.12723/3723"/>
<rdf:li rdf:resource="https://hdl.handle.net/20.500.12723/3722"/>
</rdf:Seq>
</items>
<dc:date>2026-04-08T02:21:06Z</dc:date>
</channel>
<item rdf:about="https://hdl.handle.net/20.500.12723/3725">
<title>Hamdele-Salvele’nin Dili: Telifte Yetkinlik Aracı Olarak Berâ‘etu’l-İstihlâller</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.12723/3725</link>
<description>Hamdele-Salvele’nin Dili: Telifte Yetkinlik Aracı Olarak Berâ‘etu’l-İstihlâller
Arslan, Sami
Müslüman toplumlarda üretilen eserlere hamdele ve salvele ile başlamak nere- deyse esere isim vermekten daha önemli görülmektedir. Nitekim isimlerini ve hatta müelliflerinin ismini dahi bilmediğimiz ya da müellifleri tarafından herhangi bir isim verilmeyen eserlerin çoğunda hamdele ve salvele bulunmaktadır. Fakat hamdele ve salveleler vazedildikleri anlamın dışındaki bazı şeylere de delalet/işaret etmektedir. Zira eserine besmele-hamdele ve salvele ile başlayan bazı müellifler burada berâ‘etu’l- istihlâl diye bilinen bir edebi sanat uygulamaktadır. Berâ‘etu’l-İstihlâl, hamdele ve salvele makamında eserin yazıldığı disiplinin terminolojisi başta olmak üzere eserle alakalı birçok terimin sözlük anlamlarını kullanarak dolaylı bir dil ile eserin içeriğine dair okuyucuya ipucu vermektir. Berâ‘etu’l-istihlâl aracılığıyla işaret edilen bu ipucları yedi şeyden birisidir ki bunlar; bazen eserin yazıldığı disiplinin terminolojisi, bazen dîbâcenin ait olduğu eserin ismi, bazen kaynak metnin ismi, bazen eser içerisinde kullanılacak olan referans kitapların ismi, bazen müellifin daha önce kaleme aldığı başka eserlerin ismi, bazen eserin kaleme alındığı disiplinin ismi ve bazen de ideolojik tartışmalardır.
</description>
<dc:date>2021-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="https://hdl.handle.net/20.500.12723/3724">
<title>Geçmiş Olsun Dileklerini İleten Mensur ve Manzum Metinler: Iyâdetnâme ve Sıhhatnâmeler</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.12723/3724</link>
<description>Geçmiş Olsun Dileklerini İleten Mensur ve Manzum Metinler: Iyâdetnâme ve Sıhhatnâmeler
Sinan Nizam, Betül
Bugüne kadar yapılan çalışmalarda hamiler ve yakın dostların hastalanma- ları ya da iyileşmeleri üzerine yazılan metinlerden sıhhatnâmelere yoğunlaşılmış, ıyâdetnâmelerden bahsedilmemiştir. Oysa Osmanlı devri sanatçıları özellikle bir has- talığa yakalanmış veya sonrasında iyileşmiş devlet görevlilerine ulaşmak ve onlara geçmiş olsun dileklerini iletmek için yalnızca sıhhatnâme türünde manzumeler ka- leme almamış, ıyâdetnâme adı verilen mektuplar da yazmışlardır. Bu makale benzer gayelerle üretilmiş bu manzum ve mensur metinlerin bütün yönleriyle kavranabil- mesi için birlikte ele alınmaları gerektiğini savunmaktadır. Bu nedenle sıhhatnâme ve ıyâdetnâme örnekleri içerik, yapı ve anlatım özellikleri açısından karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Bunların benzer motivasyonlarla oluşturulan duânâmeler ve Osmanlı resmî belgelerinden telhislerle ilişkileri de üzerinde durulan konulardandır. Sonuç ola- rak aynı gelenek içinde oluşan bu metinlerin istisnalar ya da bazı farklılıklar olmakla beraber benzer bir kurgu etrafında şekillendikleri, başka bir deyişle ortak bir söylemi paylaştıkları anlaşılmaktadır.
</description>
<dc:date>2021-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="https://hdl.handle.net/20.500.12723/3723">
<title>Bir Kitap Nasıl Resimlenir? Dâsitân-ı Ferruh u Hümâ Nüshaları Üzerinden Osmanlı Kitap Sanatına Dair Görüşler</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.12723/3723</link>
<description>Bir Kitap Nasıl Resimlenir? Dâsitân-ı Ferruh u Hümâ Nüshaları Üzerinden Osmanlı Kitap Sanatına Dair Görüşler
Gürbüz, Mehmet; Durmuş, Tuba
Osmanlı dönemi kitap üretim anlayışına göre eserin içindekiler kadar fiziksel durumu da önem arz etmekteydi. Bu çerçevede üretilecek nüshanın yazılması, süslen- mesi, resimlenmesi, ciltlenmesi gibi aşamaları da sanatın bir parçası olarak görülmüş ve önemsenmiştir. Dönemin şartları içerisinde kitap üretimi masraflı bir iş olduğu için sanat değeri yüksek eserler çoğunlukla sarayın himayesinde üretilmiştir. Bugüne kadar yapılan çalışmalarla Osmanlı kitap sanatının farklı veçheleri gün yüzüne çıkartılmış olmakla birlikte resimleme sürecine ilişkin bilinenler oldukça sınırlıdır. Nakkaşın bir kitabı nasıl resimlediği, sahnelerin çiziminde üzerinde çalışılan kitabın içeriğinin ne kadar belirleyici olduğu, geleneğin ne kadar etkisinin bulunduğu, kitabın müellifinin bu sürece dâhil olup olmadığı çeşitli çalışmalarda sorgulanan ve açıklığa kavuşturul- maya çalışılan meselelerdir. Ancak dönem eserlerinde bu soruları cevaplamaya imkân verecek kayıtlar/bilgiler çok sınırlıdır. Bununla birlikte III. Mehmed döneminde saray nakkaşhanesinde üretilmiş olan Dâsitân-ı Ferruh u Hümâ adlı eserde bulunan bu yöndeki kayıtlar, süreci anlama hususunda bilgi verecek mahiyettedir. Eserin müellif nüshası ve bundan hareketle saray nakkaşhanesinde temize çekilmiş ve resimlenmiş olan nüshası elimizde bulunmaktadır. Eserin bu özelliği, nadir bulunan bir hususiyet- tir. Bu yönüyle böyle bir karşılaştırma yapma imkânı vermektedir. Müellif nüshasında resim çizilecek alanlar boş bırakılmış ve bu alanların kenarına nasıl bir resim çizmesi gerektiği ile ilgili nakkaşı yönlendirici notlar yazılmıştır. Bu yazıda Dâsitân-ı Ferruh u Hümâ’daki söz konusu bilgiler ışığında Osmanlı döneminde üretilen kitapların resimlenme süreçleri sorgulanmaya çalışılacaktır.
</description>
<dc:date>2021-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="https://hdl.handle.net/20.500.12723/3722">
<title>İstanbul Yeniköy Mahkemesi Para Vakfı Kayıtları (1591-1883)</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.12723/3722</link>
<description>İstanbul Yeniköy Mahkemesi Para Vakfı Kayıtları (1591-1883)
Gürsoy, Çiğdem
Para vakfı çalışmaları genellikle vakıf, dönem, bölge ya da avarız-esnaf sandıkları gibi belirli bir sosyal zümre kapsamında ele alınmakta ve kendi sınırları içinde değer- lendirilmektedir. Bu çalışmada, sınırlamanın kapsamı oldukça genişletilerek seçilmiş bir mahkeme çatısı altında sayılan başlıkların tümü ele alınmıştır. Çalışma, incelenmiş para vakfı vakfiye sayısını çoğaltarak âtılmış gibi duran vakıf sisteminin aslında hare- ketli olduğunu ispat etme arayışının bir parçasıdır. Dahası, sistematik bir araştırmanın üçüncü etabı olduğu için karşılaştırma zeminini de genişletmiştir.&#13;
Bu kapsamda Yeniköy Mahkemesi’nde, 1591-1883 arasında kayıtlı 59 para vakfı vakfiyesi değerlendirilmiştir. Ardından Davutpaşa ve Evkaf Muhasebeciliği Mahke- meleri bulguları da eklenerek 1491-1911 yılları arasında 371 vakfiyeden elde edilen sonuçlar toplu ele alınmıştır. Neticede, para vakfı sayısı, vakfedilen meblağlar ve işle- yişin Osmanlı’nın askeri, mali, sosyo-ekonomik politikalarından bağımsız olmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca, vakıf hizmetlerinin vâkıfların dönemsel politikalara uygun tavır almaları sayesinde sürdürülebilir kılındığı tespit edilmiştir.
</description>
<dc:date>2021-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
</rdf:RDF>
