<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
<channel>
<title>Özel Hukuk Bölümü</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.12723/2154</link>
<description>Private Law</description>
<pubDate>Wed, 08 Apr 2026 06:19:40 GMT</pubDate>
<dc:date>2026-04-08T06:19:40Z</dc:date>
<item>
<title>12 MAYIS 2022 TARİHİNDE YAPILAN SON DEĞİŞİKLİKLERDEN SONRA TAŞINMAZ EDİNİMİ YOLUYLA İKAMET ŞARTI ARANMAKSIZIN İSTİSNAİ YOLDAN KAZANILAN TÜRK VATANDAŞLIĞINDA SON DURUM VE DÜNYADAKİ GÜNCEL UYGULAMALAR</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.12723/4245</link>
<description>12 MAYIS 2022 TARİHİNDE YAPILAN SON DEĞİŞİKLİKLERDEN SONRA TAŞINMAZ EDİNİMİ YOLUYLA İKAMET ŞARTI ARANMAKSIZIN İSTİSNAİ YOLDAN KAZANILAN TÜRK VATANDAŞLIĞINDA SON DURUM VE DÜNYADAKİ GÜNCEL UYGULAMALAR
Erden, Hümeyra Zeynep
Milletlerarası Özel Hukuk Kongresi&#13;
12 MAYIS 2022 TARİHİNDE YAPILAN SON DEĞİŞİKLİKLERDEN SONRA TAŞINMAZ EDİNİMİ YOLUYLA İKAMET ŞARTI ARANMAKSIZIN İSTİSNAİ YOLDAN KAZANILAN TÜRK VATANDAŞLIĞINDA SON DURUM VE DÜNYADAKİ GÜNCEL UYGULAMALAR
</description>
<pubDate>Mon, 01 Jan 2024 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">https://hdl.handle.net/20.500.12723/4245</guid>
<dc:date>2024-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>İcbar Suretiyle İrtikâp Suçu (TCK m. 250/1)</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.12723/3684</link>
<description>İcbar Suretiyle İrtikâp Suçu (TCK m. 250/1)
Sarıtaş, Erkan
TCK’nın 250. Maddesinin ilk fıkrasında düzenlenen icbar suretiyle irtikâp suçunda kamu görevlisi olan fail, görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlanmasına veya bu yolda vaatte bulunulmasına bir kimseyi icbar etmektedir. Ceza kanunlarında yer alması oldukça eskiye dayanan bu suç tipi gerek İtalyan gerekse de Türk doktrininde pek çok bilimsel çalışmaya konu olmuş ve bu çalışmalar uygulamayı da derinden etkilemiştir. Bununla birlikte bu suç tipinde hangi hukuksal değer ya da değerlerin korunduğu, kanunda geçen “yarar” ifadesinden ne anlaşılması gerektiği, suçun ne zaman tamamlanacağı, suçun benzer suçlardan ne şekilde ayırt edileceği gibi pek çok mesele halen dahi oldukça tartışmalıdır. Bu tartışmalar çerçevesinde Türk ve İtalyan doktrinlerindeki gelişmelerin ve Türk ve İtalyan yüksek mahkemelerinin özellikle son yirmi yılda verdiği kararların incelenmesinin hem doktrin hem de uygulama açısından son derece faydalı olacağı müşahede edilmiştir. Bu çerçevede çalışmamızda TCK’nın 250. Maddesinin ilk fıkrasında düzenlenen icbar suretiyle irtikâp suçu, suç teorisinin inceleme metodu çerçevesinde, yakın zamanda doktrin ve uygulamadaki gelişmeler ışığında ele alınmaktadır.
</description>
<pubDate>Sat, 01 Jan 2022 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">https://hdl.handle.net/20.500.12723/3684</guid>
<dc:date>2022-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Şirketler Topluluğunda Satın Alma Hakkı, Ayrılma Akçesi ve Anonim Şirketten Çıkarma Üzerine Düşünceler</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.12723/3677</link>
<description>Şirketler Topluluğunda Satın Alma Hakkı, Ayrılma Akçesi ve Anonim Şirketten Çıkarma Üzerine Düşünceler
Sulu, Muhammed
Hukukumuzda ilk kez 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen şirketler topluluğu, tüzel kişiliği olmayan, mali ve idari açıdan birleşmiş bir organizasyonu ifade etmektedir. Hem şirket içindeki kişiler hem de topluluk içindeki şirketler arasında menfaat çatışmalarının yaşanması olağandır. Bu bağlamda TTK m 208 hükmünde, şirketin çalışmasını engelleyen, dürüstlük kuralına aykırı davranan, fark edilir sıkıntı yaratan veya pervasızca hareket eden bağlı şirketteki azınlık pay sahibinin paylarının zorla satın alınıp şirketten çıkarılabileceği düzenleme altına alınmıştır. Hükmün amacı dürüstlük kuralına aykırı olarak şirketin işleyişine engel olan azınlığı şirketten çıkartıp şirket içi barışı sağlamak ve topluluktaki menfaat ihtilaflarını topluluk menfaati doğrultusunda çözümlemektir. Meselenin tabiatı icabı, çıkarma (satın alma) hakkının karşısında ayrılma hakkının bulunması gerekmektedir. Böylece çoğunluk tahakkümü altında bulunan azınlığa, paylarını şirkete satıp şirketten ayrılmasına imkân sağlanmış olacaktır. Ticaret Kanunumuzun çeşitli yerlerinde düzenlenen ayrılma akçesinin belirlenmesine ve ödenmesine ilişkin sorunlar TTK m 208 bakımından da geçerlidir. Ayrılma akçesi, en temelde şirket ortağının sermaye payına tekabül eden talep hakkının karşılığını oluşturan bir değerdir. Çalışmada bu değerin belirlenmesi ve ödenmesine ilişkin alternatif çözümler üzerinde durulmuştur. Nihai olarak, TTK m 208 hükmünün, Kanunun kabulünden bu yana hiç bir yüksek yargı kararına yansımadığı, buna mukabil uygulamacıların bu hükmü kapalı tip anonim şirketlere teşmil ettirmeye çalıştıkları müşahede edilmiştir. Bu itibarla, çalışmanın sonunda ticaret hayatının ihtiyaçları doğrultusunda anonim şirketler için de satın alma hakkının kabulüne ilişkin çeşitli öneriler sunulmuştur.
</description>
<pubDate>Sat, 01 Jan 2022 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">https://hdl.handle.net/20.500.12723/3677</guid>
<dc:date>2022-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Cezalandırılmayan Önceki Hareketler</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.12723/3676</link>
<description>Cezalandırılmayan Önceki Hareketler
Sarıtaş, Erkan
Ceza hukukunda kural, failin işlediği birden fazla fiilden her birinin, yaptırım açısından diğerlerinden ayrı olarak ele alınmasıdır. Bu çerçevede bir fiilin ceza yaptırımı ile karşılanması, kural olarak, aynı fail tarafından daha önce veya daha sonra gerçekleştirilen başka bir fiilin meydana getireceği ceza sorumluluğunu etkilemez. Öte yandan bazı hallerde, aynı fail tarafından art arda icra edilen birden fazla fiilin arasında çok yakın bir ilişki söz konusu olabilmektedir ve bu ilişki, özellikle failin aynı bağlamda işlediği ve giderek ağırlaşan nitelikte fiillerle, aynı ya da birbirine yakın hukuki değerleri ihlal ettiği durumlarda daha da görünür hale gelmektedir. Bu gibi haller açısından doktrinde, normların görünüşte içtimaı ilkeleri çerçevesinde ‘cezalandırılmayan önceki hareketler’ kurumu ortaya atılmıştır. Buna göre aynı fail tarafından birden fazla fiil icra edilmiş olsa dahi belli şartların gerçekleşmesi halinde, yalnızca sonraki fiili nedeniyle ceza yaptırımı tatbik edilecek olan faile, ayrıca bir de önceki fiili ya da fiilleri nedeniyle ceza verilmeyecektir. Nitekim bu kurum zamanla doktrinde yerleştiği gibi yüksek mahkeme kararlarında da sık sık bu kuruma atıf yapıldığı görülmektedir. Bununla birlikte bu kavramın hukuki niteliği ve buna bağlı olarak kapsamı doktrinde oldukça tartışmalı olduğu gibi hangi şartların gerçekleşmesi halinde cezalandırılmayan önceki hareketlerden söz edilebileceği meselesi de yüksek mahkeme kararlarında tam olarak açıklığa kavuşturulmuş değildir. Bu kapsamda, bu çalışmada doktrinde tartışmalar ve mahkeme içtihatları çerçevesinde, cezalandırılmayan önceki hareketler kavramının kapsamı, koşulları ve hukuki sonuçları ele alınmaktadır.
</description>
<pubDate>Sat, 01 Jan 2022 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">https://hdl.handle.net/20.500.12723/3676</guid>
<dc:date>2022-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
</channel>
</rss>
