Afete Dayanıklı Kütüphane Binası Tasarım İlkeleri ve Yapısal Riskler
Abstract
Türkiye bulunduğu coğrafi bölge itibariyle bugüne kadar başta deprem olmak üzere doğa veya insan kaynaklı pek çok afet yaşamıştır. Doğa kaynaklı olası tehlikelere ek olarak gelişen teknolojinin kullanımındaki hatalar yüzünden meydana gelen afetlerin sayıca gittikçe artıyor oluşu, iklim değişiklikleri, bundan sonra da benzer afetlerin olma olasılığının yüksek olduğunu insanlığa göstermektedir. Maalesef bilerek ya da bilmeyerek insanlar da afetlere sebep olmakta, biyolojik tehlikeler de insanlığı tehdit etmektedir. Örneğin son aylarda hızla yayılan ve tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 salgını devleti ve bireyleri bu konuda önlem almak, iş ve özel yaşamı ona göre düzenlemek zorunda bırakan bir biyolojik afettir. Salgın sürecinin başında kütüphaneler uzun zaman kapalı kaldığı için basılı kaynaklara ulaşım sağlanamamış, tekrar açıldığında ise kullanıcılara sınırlamalar getirilmiştir. Binaların içerisinde kütüphane çalışanları ve dermenin kullanıcıları arasındaki mesafe, fiziksel mesafeye dikkat kuralına ve hijyene göre yeniden düzenlenmiştir. İç mekânlar belli aralıklarla dezenfekte edilmekte olup, pek çok alana da dezenfektanlar konulmuştur. Okuma salonlarındaki masalar arasındaki mesafelerde de fiziksel mesafe kuralı uygulanmakta olup, oturma yerlerinin kapasitesinin üzerinde okuyucu alınmamaya çalışılmaktadır. Bulaşma riskini azaltmak isteyen bazı üniversite ve araştırma kütüphaneleri dış kullanıcıların fiziksel erişimine kapatılmış ya da yararlandırmaya sınırlar getirilmiştir. Yine bulaşma riskini düşünerek kendiliğinden fiziksel olarak kütüphaneye gelmek istemeyenler ve uzaktan öğretime geçildiği için gelmeye gerek görmeyenler de eklenince, kütüphane binalarının kullanım verimliliği büyük bir düşüş göstermiştir.