İlk üç asır tefsir geleneğinde sözlük bilgisi ve furuk
Özet
Bu tez, ilk üç asır tefsir literatürünü sözlük bilgisi ve furûk disiplinleri açısından incelemektedir. Çalışmaya dahil edilen örneklemlerin kelime anlamları tespit edilmiş ve benzer lafızlar arasındaki nüanslar ortaya konulmuştur. Tefsir-sözlükbilim etkileşiminin incelenmesinin hedeflendiği bu tezde ilk üç asırdaki sözlük birikimi, Taberî'nin (ö. 310/923) tefsiri dahil on dört eser ve Taberî sonrasında iki eserde karşılaştırmalı olarak ele alınmaktadır. İki bölümden oluşan tezin ilk bölümünde sözlük bilgisi ve furûk kavramları ile bunların tefsirle olan ilişkisi incelenmiştir. Tezin ikinci bölümünde ise Fatihâ Sûresi ve Bakara Sûresi'nin ilk beş ayeti temsil kabiliyeti yüksek tefsirlerde sözlük bilgisi ve furûk açısından mukayeseli olarak ele alınmıştır. Çalışmada sonuç olarak ilk üç asır tefsirlerinin sözlük bilgisi açısından genel anlamda zayıf kaldığı, Taberî'nin onlardan kısmen beslenerek ama özgün katkılar yaparak önemli bir dönüm noktası teşkil ettiği görülmüştür.
-----
This thesis examines the tafsir literature of the first three centuries from the perspective of lexical knowledge and the disciplines of furûq. The meanings of the words included in the study as samples have been identified, and the nuances between similar terms have been highlighted. This thesis, which aims to examine the interaction between Quranic exegesis and lexicography, compares the lexical accumulation of the first three centuries in fourteen works, including the tafsir of al-Tabarî (d. 310/923), and two works written after Tabarî's work. The first section of the two-part thesis examines lexical knowledge and the concept of furûq and their relationship with tafsir study. The second section of the thesis comparatively examines lexical knowledge and furûq in highly representative studies on the Surat Fatiha and the first five verses of the Surat Bakara. The study concludes that the exegetical studies of the first three centuries were generally weak in terms of lexical knowledge, and that Tabarî, drawing partially from them but making original contributions, constituted an important turning point.
Koleksiyonlar
- Tez Koleksiyonu [165]


















